Aslında hiçbirşey yapasım yok bu yüzden yazasımda yok. Neden canımın sıkkın olduğunu anlatmazsam da siz neden yazasım olmadığını anlamazsınız. Zaten bu yazıyı kimse okumayacak. Daha doğrusu görmeyecek. Görenlerinde %80'ni okumaya üşenecek falan filan...
Neyse yazasım olmadığını yaklaşık 47 dakika önce g.t kadar bir otel odasının tuvaletinde duş almaya çalışırken fark ettim. Şuan İstanbul'da bulunarak nüfusa 10^7de 1 oranında katkı sağlayarak, az kalabalığı biraz daha artırmış bulunmaktayım. Böyle felsefi şeylere girersem çıkışım zor olcak.
Ya aslında ben başka birşey anlatacaktım dimi. Neden sıkkın olduğumu. Uzun zamandır annemle kavga etmemiştim ve yola çıkmadan bir kaç saat önce kılıç sözlerin havada uçuştuğu bir tartışma yaşadık. Anladım ki "yaw ne kadar boş bir hayat!.." (kendim için söylüyorum yanlış anlaşılmasın!).
Hayat boş çünkü etrafımdaki benimde dahil olduğum bir çim saha hayatı sürüyorum. işe git gel ye iç tv izle yada seviş yat uyu vs.. Gerçi benim yatağımda sıcak ten olmayalı oldukça uzun bir zaman olduysa da... Neyse oralar sıcak sular. Evet böyle otsu bir hayat beslenmek için su yerine bir para alıyoruz tek fark bu. Ben böyle olmak istemediği çok seneler önce karar vermiştim. Ama olmadı.
Çevremdeki arkadaşalarımın çoğu benden 3 aşama yukarda odunsu gövde yapmış durumdalar. 1; okuları bitti 2; askere gittiler 3; iyi bir iş buldular. Tamam ben bir manyak olarak suan 3. üniversiteyi okuyor olmam YUUUUHH OHAA dedirtebilrima ma durum bu.. 4 aşa olarak tohum kısmı içinse sanırım bir eş arama durumundalar...
Yazıyı daha uzatmadan kısaca ben neden böyle olduğuma geleyim;
Etrafımda yapmak istediklerimde önce hayat için yapmak zorunda olduklarım hiç bir zaman önceliklerini yada sıralarını kaybetme lüksüne sahip olmadan hayatımı kemirmekteler. (çok abuk bir cümle oldu ama doğal olduğundan elemek istemiyorum.) Mesela tualime fırçımın alev alev yandığı kırmızı ve sarılarla dolu bir süryalist çalışma yapmak istiyorum işten zamanım yok. Ha okumaya devam etiğim kitapları bitiremedim. Kırılan makinam yerine yenisi alı

deklanşörü kırılana kadar fotoğraf çekmek istiyorum ama ona ayıracak param yok. Gölümce gezip dağıtarak içmek istiyorum ama sabah erken kalkmak zorunda olduğumdan sızmanın keyfini unutum.
Şimdi diyeceksiniz sen çok karam sarsın. yok öyle birşey. ne yazık ki polyana öldüğünde hala insanlar trenle seyehat ediyordu. siz en son uzun yol için ne zaman trene bindiğinizi hatırlıyormusunuz. Ben hatırlamıyorum. Ne yazkı ki vaziyetl bu gençler yapacak birşey yok. yarın sabah yine istemediğim halde partonumu tatmin etmek için kara evrak çantamla 14 yıl okuduğum meslekle alakası olmayan işlerimi yapmaya devam ederek kendimce polyannacılık oynayacam evdeki oyuncak trenlerimle
I'm glad you like my work!
Best wishes
Lily
--
--
That wasn't my wife, that was my Latvian dental hygienist!
--
Psalm 23:4 "Even when I walk through the darkest valley, I will not be afraid, for you are close beside me. Your rod and your staff protect and comfort me."
Jesus Christ is my savior in him I believe and trust.
--
Les's go into twilight...)
--
hello my love.It's getting cold on this island
--
MyGallery
Previous Page12345...Next Page